5 Eylül 2024 Perşembe

SÜRGÜCÜ AHMET AĞA KONAĞI (ATİLLA ŞEMİN EVİ)

Ahmet Ağa Konağı (Atilla Şemin Evi), Mardin ili, Savur ilçesine 15km uzaklıkta bulunan Sürgücü (Ewina) Mahallesi’nde yer almaktadır. Günümüzde Atilla Şemin tarafından kullanılan yapı, eğimli dikdörtgen bir alanda kuzey-güney doğrultusunda konumlanmaktadır. Kesme ve düzgün kesme taştan yığma tekniğiyle inşa edilen yapı 3 katlıdır. Yapıya güney ve güneydoğu cephelerinde bulunan iki açıklıktan geçiş sağlanmaktadır. Yapıya, Zemin Kat’taki betonarme, düz lentolu, dikdörtgen formlu açıklıktan geçilmektedir. Zemin Kat, dikdörtgen planlı bir avlu ve doğusunda bulunan bir mekândan oluşmaktadır. Avlunun bir bölümünde, önceden kapalı olduğu anlaşılan ve günümüzde üzeri yıkılmış açık bir mekân kalıntısı görülmektedir. Bu mekânda çeşitli formlarda nişler ve mazgal pencereler yer almaktadır.

Avlunun doğusunda ise basık kemerli, dikdörtgen formlu aralıktan girilen ve günümüzde ahır olarak kullanılan dikdörtgen planlı üzeri çapraz tonozlu bir mekân görülmektedir. Zemin Kat’ta, güneyde bulunan bir merdiven ile 1. Kat’ın eyvanlı avlusuna çıkılmaktadır. 1. Kat’a diğer bir giriş, güneydoğu cephesinde beşik kemerli, dikdörtgen formlu, üzerinde kitabesi olan açıklıktan sağlanmaktadır. Bu giriş açıklığından, dikdörtgen planlı, üzeri çapraz tonozlu bir hole geçilmektedir.

Holün doğusunda, beşik kemerli, dikdörtgen formlu açıklıktan geçilen bir mekân ve çeşitli formlarda nişler yer almaktadır. Kuzeybatısında ise iki basamakla çıkılan, beşik kemerli, dikdörtgen formlu açıklıktan üzeri beşik tonozlu ve dikdörtgen planlı bir koridora geçiş sağlanmaktadır. Bu koridor ile 1. Kat’taki revaklı avluya ulaşılmaktadır. 1. Kat, üzeri çapraz tonozlu, dikdörtgen planlı eyvan ve etrafında şekillenen mekânlardan oluşmaktadır. Bu mekânlara üzerinde kabaltı bulunan beşik kemerli dikdörtgen formlu açıklıktan girilmektedir. Dikdörtgen planlı ve çapraz tonozlu olan mekânlarda çeşitli formlarda niş, mazgal pencere ve pencere açıklıklarına yer verilmiştir. Koridorun güneydoğusunda, beşik kemerli dikdörtgen formlu açıklıktan geçilen ve 2. Kat’a geçiş sağlayan bir merdiven bulunmaktadır.

2. Kat, “L” planlı bir teras ve etrafında şekillenen mekânlardan oluşmaktadır.

Terasın kuzeyinde üzerinde tepe penceresi bulunan düz lentolu, dikdörtgen formlu bir açıklıktan dikdörtgen planlı ve üzeri düz damlı bir eyvana geçiş yapılmaktadır. Bu eyvanda çeşitli formlarda yüklük, niş ve pencere açıklıkları bulunmaktadır. Eyvanın batısında, üç dilimli bir niş içerisine oturtulan beşik kemerli, dikdörtgen formlu açıklıktan dikdörtgen planlı mekâna geçilmektedir. Açıklığın iki tarafında sütunceler yer almaktadır. Bu mekân dikdörtgen planlı, üzeri betonarme düz damlı olup çeşitli formlarda niş yüklük ve pencere açıklıkları mevcuttur. Pencere açıklıkları üzerinde tepe pencereleri görülmektedir. Bu mekânlar günümüzde mutfak, kiler vb. gibi işlevlerde kullanılmaktadır. Terasın doğusunda sivri kemerli, dikdörtgen planlı üzeri çapraz tonozlu bir eyvan ile bu eyvanın kuzey ve güneyinde şekillenen mekânlar yer almaktadır. Bu mekânlar dikdörtgen planlı üzeri çapraz tonozlu olup çeşitli formlarda niş, yüklük ve pencere açıklığı bulunmaktadır. Terasın kuzeydoğusunda, beşik kemerli, dikdörtgen formlu aralıktan basamaklarla ulaşılan, dikdörtgen planlı ve üzeri beşik tonozlu bir mekâna geçiş söz konusudur. Abbara üzerinde yer alan bu mekândan dama çıkılmaktadır.

Avlunun güneyinde sonradan eklenmiş hela mevcuttur. Yapının dış cephesindeki pencere açıklıkları üzerinde bitkisel ve geometrik motiflerin bulunduğu bordürler ile sınırlandırılmıştır. Güneydoğu giriş kapısı üzerinde kitabe yer almaktadır.

Yapının iç mekân duvarları boyanmıştır. Boyada rutubetlenme, dökülme ve kabarmalar mevcuttur. Yapının bazı bölümlerinde muhdes ekler kullanılmıştır.

Yapının dış cephesindeki taşlarda renk bozulmaları, aşınmalar, yer yer çimento esaslı şap ile doldurulan derzler, yosunlaşmalar ve boşalmalar mevcuttur.




4 Eylül 2024 Çarşamba

Adile Sultan dan Adile AYAZ a

 

2. Mahmut Kızı Adile Sultan

İstanbul’un her karış toprağına hayırla yad edilecek eserler bırakan Osmanlı sultanları, Dudullu’ya da bir eser bıraktı. II.Mahmud’un kızı Adile Sultan, 1886 yılında bir hayır çeşmesi yaptırdı. Dudullu merkezde bulunan Adile Sultan Çeşmesi’nin suyu kesik olsa da üzeri namazgah olarak kullanılıyor.

ADİLE SULTANDAN ADİLE AYAZ A

2. MAHMUT kızı ADİLE SULTAN (1826 - 1899)

1. ADİLE: ŞEMDİN Ağa nın kızı ve İsa Axa (İso) oğlu Ahmet Ağanın eşi ADİLE (Eda Axé) (1850 - 1890)

2. ADİLE: MUAZ Ağa kızı ADİLE (1900 - 1920)

(Not: Yukardaki Tarihler tahminidir)

3. ADİLE: Kadir ŞEN kızı ADİLE ŞEN (Doğumu 1932 -  Vefatı 1998)

4. ADİLE: Mehmet Nimet AYAZ kızı  ADİLE AYAZ  Doğumu 1999

2. Mahmut kızı Adile Sultan 1800 lı yıllarda yaşamıştır. Aynı yıllarda Kürdistan eyaletinin  Mardin sancağında  söz sahibi olan Sürgücü aşiretinin liderlerinden  Şemdin Ağa yazılı kaynaklarda ise Şemseddin ağanın bir kızı olur ve onun adını ADİLE ( ADO) koyar. Çünkü o zamanlarda ağalar çocuklarına padişah çocuklarının ismini koyarlar.  Köyde ona Eda Axé derler. Eda Axé  Menci Axanın kız kardeşidir. Ve Ehmedé İso ile evlenir. Menci Axa Muaz dedemin eşi Hatice ve Ahmet axanın 1. dedesidir.

Edoya ya gelince: İlk Edo dan (Ada Axé) sonra bildiğimiz annemin Halası Edo güya birisini seviyor diye rivayete göre  Kado dedem azmettirmiş Miadın babası Hemıko ise Edo çamaşır yıkarken tüfeği çekip öldürmüş. Edonun  Son sözü ise gülerek  "Hemıko ma té mın bıkuji?" imiş. (Mehmet beni öldürecekmisin?)

Eda Axé nin dedesi Zor Mustafa Axa dır. Zor Mustafa Axa Fendi Axa nın kardeşidir. İkisi Hasan Axanin oğludur. Zor Mustafa Axa ve Fendi Axa o zaman sancak olan  Mardin yönetiminde diğer aşiretler ile hep rekabet etmiştir. Fendi Axa dayışi  aşiretinden olan Mardin Sancak beyini 6 ay Mardin kalesinde muhasara altına almıştır. Musuldan osmanli Ordusu yardima koşmuştur. Fendi Axa kaleyi yıkmış. Yiğeni Temır axa yaralanmış 3 gün sonra da  ölmüştür.

Fendi Axa Tizyan köyünde Musuldan gelen 10.000 kişilik Osmanlı ordusunu yenip silah ve atlarına el koymuştur.

Allah hepsine  rahmet eylesin

Bu arada daha iyi anlamanız için EDA AXÉ VE AXALARIN ŞECERE krokisini buraya  buraya alıyorum.

MNA

Sürgücü soyadları İndexi

 SÜRGÜCÜ SOYADLARI İNDEXİ

SOYADI (PAŞNAV & PÊŞÎNAV)

Değerli hemşehrilerimiz, biz Sürgücülüler Türkiye’nin ve hatta Dünyanın bir çok yerine dağılan bir halkız. Yaşı 50 nin üzerinde olan biri olarak maalesef ben bile Sürgücü doğma büyüme biri olduğum halde, eğer halkımızın Türkçe ve Kürtçe Soyadlarını bilmezsem ve öğrenme konusunda bir çaba harcamazsam yeni genç nesil hemşehrilerimizi tanımakta zorlanacağım. 

2000 li yıllardan bu yana hiç bir maddi ve manevi karşılık beklemeden gönüllü olarak halkımızın genç nesil üyelerinin memleketine ve halkına olan aidiyet duygusunu sağlama konusundaki çabamızı sizin takdirinize sunuyorum. Bu sebeple son olarak hiçbir hemşehrimiz yaşamasa dahi unutulmaması için hemşehrilerimize kalıcı sosyolojik bir belge niteliğinde Türkçe ve Kürtçe bir Soyadı/Pâşnav indexini hazırlamış oldum. Bu belgeyi tabi ki hafızamı zorlayarak kısa zamanda derlediğim için bir takım eksiklikleri ve yanlışlıkları muhakkak ki olacaktır. Şu ana kadar 132 adedini yazabildim. Bu index yazamadığım soyadlarını hatırladıkça veya sizden gelecek önerilerle peyderpey güncellenecektir. Bu konudaki düzeltmelerinizi ve eklemelerinizi yorum kısmına yazarsanız bu konudaki çabamıza katkı sağlamış olursunuz . Mehmet Nimet AYAZ

SOYADI (PAŞNAV & PÊŞÎNAV)

1 ACAR (Mala Hezniyê)
2 ADANIR (Mala Şêx Usıv)
3 ADIBELLİ (Mala Heci Mısto/Mıhemedé Ewaşa)
4 AKAR (Mala Qerrase)
5 AKÇAY (Mala Salıhkê Mencê)
6 AKGÜL (Mala Mele Seid)
7 AKIN (Mala Osê / Mala Hısé Rewşé)
8 AKSOY (Mala Melê Emino / Mala Fethıllayé Seyré)
9 AKYEL (Mala Hemo Çelê)
10 ALÖKMEN (Mala Sımo)
11 ALP (Mala Eyê Bijlık)
12 ALTINDERE (Mala Şêxê Nurê/ Mala Dıno)
13 ALTUN (Mala Cırcis/ Mala Elê)
14 ALTUNÇ (Mala Hoto)
15 ARANIR (Mala Şêxmusê/Xetê Elika)
16 ARASAN (Mala Xalitê)
17 ARAZ (Mala Erebê Bekirê)
18 ATILGAN (Mala Hemê Gulê)
19 AVCI (Mala Hıséné Bahê)
20 AVCİL (Mala Heci Sadé Bahé)
21 AYAK (Mala Şêxmusê Mistê)
22 AYAZ (Mala Şêx İsa)
23 AYBOY (Mala Heci Heseno)
24 AYDEMİR (Helimê Mistê Heso)
25 AYDIN (Mala Sebriyê Eyşê)
26 AYIRBAZ (Mala  Mahmudé/Osmané Heso)
27 AYKAL (Mala Génco)
28 AYKUT (Heci Hemê İso)
29 AYLA (Mala Heci Bedo)
30 BAKIR (Mala Usê Ehmed)
31 BARAN (Mala Eli Nişmî)
32 BAŞDAŞ (Mala Dewréşé Mamé)
33 BOZKURT (Mala Kociko)
34 BUDAK (Mala Eli Efat)
35 BULUT (Mala Mehmudê Emoşê)
36 CAN (Mala Qopê / Mala Evdê Mehmud)
37 CAYNAK (Mala Şêx Tahir)
38 CEYLAN (Mala Salê Emero)
39 CİLASUN (Mala Piro)
40 ÇALIŞIR (Mala Bırê Namê)
41 ÇELİK (Mala Badıka)
42 ÇETİNKAYA (Mala Şêxkê Eliko)
43 DAĞ (Mala Mistê Ehmıkê)
44 DAL (Mala İsayê Elîyê Emo)
45 DEMİRTAŞ (Mala Menci Axa)
46 DİREKÇİ (Mala Şéxmusé Pirê)
47 DOĞAN (Mala Yeké Heci Sılo)
48 DUMANLIDAĞ (Mala Rıdwan)
49 DURAK Salim (Şanlı URFA)
50 EFETÜRK (Mala Heci Sefer)
51 ERAT Mala Heci Temê Izêr
52 ERGİN Mala Heci Xelefê Xıdırê
53 ERKAN (Mala Welo)
54 EROL (Mala Elé Mısté)
55 EYBEK (Mala Mıhemê Kıtané) BURSA
56 EZGİN (Mala Mehmudê Xıdırê)
57 FİDAN (Mala Heci Salıho/Mala Heci Hıséné Cılker)
58 FİLİZ (Mala Hawa)
59 GEYİK (Mala Heci Şéxmusé Hedo)
60 GÜL (Mala Xaltê Nurê/ Mala Heci Yehya)
61 GÜLER (Mala Seido /Mala Xışê)
62 GÜMÜŞ (Mala Xalıt Axa /Mala Bazê)
63 GÜNAY (Mala Sılê Kker/Mala Emeré Aso /Mala Usé Hemo)
64 GÜNDOĞDU (Mala Şêxé Muro)
65 İLHAN (Mala Mısté Evcelil)
66 İPEK (Mala Heci Qasım)
67 İPEKŞEN (Mala Xelefé Mamo)
68 KANDEMİR (Mala Nebika)
69 KAPLAN (Mala Ezo /Mala Şêxê Helimê)
70 KARAKUZU (Mala Apo)
71 KAVAK (Mala Malo / Mala Hısıkê)
72 KAYA (Mala Xelefê Hellê)
73 KAYMAZ (Mala Emerê)
74 KOLUMAN (Mala Heci Yusuf)
75 OK (Mala Mıhemedê Rıhê /Mala Mersılêman)
76 OKYAY (Mala Heci Evdiyé Şolıka)
77 OLCAY Mala Şéx
78 ONAY (Mala Dewrêşkê)
79 ORAL (Mala Salé Emero)
80 ÖKMEN (Mala Ehmé Axe)
81 ÖNCEL (Mala Emeré Osmané)
82 ÖNCÜ (Mala Fetehé Heci Seid)
83 ÖNDER (Mala Sadunê Usê)
84 ÖNER (Mala Sılémané Uso)
85 ÖZ (Mala Heci Temê Eli)
86 ÖZBEK (Mala Zeynê)
87 ÖZGÜÇ (Mala Goşto / Mala Goşto)
88 ÖZTÜRK (MalaSılêmanê Hendê)
89 PEKER (Mala Qadé Celadin /Mala Felito)
90 POYRAZ (Mala Hemzo)
91 SADEBAL (Mala Abo)
92 SALĞIN (Mala Heci Sêlım)
93 SALMAN (Mala Hebib)
94 SARIKUŞ (Mala Fatma Axa)
95 SAYDAN (Mala Hısé Safiya)
96 SEVEN (Mala Heci Ereb)
97 SEVİM (Mala Fateh)
98 SEZER (Mala Şêx Musa)
99 SUN (Mala Heci Feteh)
100 SÜER (Mala Mıho)
101 SÜKÜT (Mala Emotê)
102 SÜMER (Mala Remezanê Hıpo) MERSİN
103 SÜRER (Mala Heci Hesenê Feteh)
104 ŞAHİN (Mala Ehmedkê)
105 ŞAKAR (Mala Golo /Mala Osmané Eli Golık)
106 ŞEMİN (Mala Heci Ahmed Axa)
107 ŞEN (Mala Muaz)
108 TAŞKALE (Mala Seyit Ahmet)
109 TEKİN (Mala Mihemedê Şero/Mala Reso) 
110 TEMEL (Mala Ehmkê Koço)
111 TEZ  (Mala Usıka)
112 TOSUN (Mala Xaltê Usıka)
113 TUAÇ (Mala Mele Osman)
114 TUNCER (Mala Delalê)
115 TUNÇ (Mala Brehimê Lebut)
116 TURAY (Mala Sıo/ Mala Zerokê/Mala Evdalo)
117 TURGAY (Mala Emerê Usê/ Mala Helima Hıso / Mala Şêxmusê Fatma)
118 TURĞAY (Mala Oské Xalıto)
119 TÜRKAN (Mala Fermanê Xelef / Mala Nura Fatê)
120 UÇAR (Mala Zaza)
121 UĞURLU (Mala Xanê / Mala Recebo)
122 ULOK (Mala Mihemedê/Mısté Musa)
123 UYUK (Mala Ademo)
124 ÜN (Mala Fato)
125 YALÇIN (Mala Remê Beytê)
126 YAŞAR (Mala Hesenkê)
127 YAVUZ (Mala Usıvê İso)
128 YEŞİLYAPRAK (Mala Behrinê Haco)
129 YILDIRIM (Mıhemed Eminé Fınco)
130 YILDIZ (Mala Usê Canê)
131 YOLLUĞ (Mala Heci İsê Berîvanî/Qedifé)



Seyfeddin AYAZ

Hacı Seyfeddin AYAZ ın 1979 Yılındaki fotoğrafı

HACI SEYFEDDİN AYAZ'IN HAYATI

(Doğum 1923 - Vefat 29 Haziran 2004) 
Hacı Mehmet oğlu, Hacı Seyfeddin AYAZ 1923 yılında o zamanki adıyla Avine (Sürgücü) köyünde doğdu. Çok küçük yaşta annesi Zekiye hanımı kaybetti. Çocuk yaşıyla marangoz olan babası Hacı Mehmet Ayaz'ın yanında çıraklık yaptı. Okul çağına gelince halen kendisine ait ev olan tarihi mekanda ilk okula başladı. Gördüğü okul eğitiminin yanında babası Hacı Mehmet AYAZ dan Kur'an ve dini dersler de aldı. Büyüyünce babasının marangozluk mesleğini yapmaya başladı. Marangozluk sanatına verdiği önemden ve yaptığı işin kalitesinden dolayı SAVUR ve SÜRGÜCÜ mıntıkasının hatırı sayılır marangozları arasında yer aldı.

1970 yılında Hac Farizasını yerine getirdi. Hacdan döndükten sonra İslam dinini daha iyi yaşamak için kendini fahri imamlığa verdi. Fiziksel olarak gücü yettiği sürece Sürgücü deki Eski Cami, Sultan Cami ve Çeşme Camiinde gönüllü olarak müezzinlik yaptı. 1970 yılında 2003 yılına kadar Sürgücü deki çocukların tümüne Kuran'ı Kerim'i o öğretti. Yeni yapılan Çeşme Camii'nin kurucuları arasındaydı. Hayatı boyunca kendini hayır işlerine adadı. Yoksulların ve yetimlerin babasıydı. Evinin arakasındaki bağı satıp fakir, dul ve yetimlere yiyecek ve giyecek sağladı. Dünya malına hiç değer vermedi. Hep ölecekmiş gibi yaşadı.


29 Haziran 2004 Salı Saat 20:15 te Akşam ezanıyla Sürgücü deki evinde hayata gözlerini kapadı.
Kendisine Allahtan Rahmet diliyoruz.
Mekanı Cennet olsun. MNA

                         KURTEJÎYANA HECÎ SEYFEDÎNÊ ŞÊX ÎSA

(Jidayikbûn 1923 - Mirin 29 Hezîran 2004)
Kurê Hecî Mihemedê Şêx Îsa Hecî Seyfeddîn, di sala 1923 an de li gundê Ewîna hatîye dinyayê. Dêya xwe Zekîye, di temenekî pir biçûk de wenda kir. Dema zarok bû li cem bavê xwe Hecî Mihemedê Şêx Îsa ku karê xeratîyê dikir bû şagirt. Dema ku digihije temenê dibistanê, li cihê dîrokî ku heta niha jî mala wî ye, dest bi dibistana seretayî dike. Li gel xwendina xwe ya dibistanê, ji bavê xwe Hecî Mıhemedé Şéx Îsa dersên Quranê û olî hîn bu. Dema mezin bû dest bi karê xeratiyê yê bavê xwe kir. Ji ber girîngiya ku dida hunera xeratiyê û kalîteya karê xwe, di nav xeratên navdar ên navçeya Stewrê de cih girt.

Di sala 1970 yan de wecîbeya Hecê bi cih anî. Piştî ku ji hecê vegerîya, ji bo ku ola îslamê baştir bijî, berê xwe da meletîya rûmetê ya Mizgefta gund. Heya ku ji alîyê bedenî ve derfetên wî hebû, bi dilxwazî li mizgeftên gund Mizgefta Kevin, Mizgefta Tehtqelaçkê û Mizgefta Kaniyê ya li Ewîna wek muezîn xebitî. Ji sala 1970 heta 2003 yan li Ewînayê dersa Qur'an ê daye hemû zarokên gund. Wî di tevahîya jîyana xwe de xwe daye karê xêrxwaziyê. Bavê feqîr û sêwîyan bû. Rezê li pişt mala xwe firot û xwarin û cil û berg ji feqîr, jinebîyan û sêwîyan re peyda kir. Wî qet qîmet neda milkên dinyayê. Her tim mîna ku ew ê bimire dijîya.

Roja sêşemê 29.06.2004 an di saet 20:15 an de di dema azana êvarî ya pîroz de li mala xwe ya li Ewîna’yê koça dawî kir.
Em rehma Xwedê jê re dixwazin.
Cihê wî bihişt be. MNA
HACI MEHMET AYAZ
Hacı Seyfeddin AYAZ'ın babası
Hacı Seyfeddin AYAZ'ın gençlik fotoğrafı

Rahmetli Hacı Seyfeddin AYAZ'ın 1943 ile 1947 yılları arasında 4 yıl yaptığı askerlik fotoğrafı 
Çepekçur (Çewlik) BİNGÖL



1 Ekim 2022 Cumartesi

BİR PORTRE


HACI SEYFEDDİN AYAZ
(Doğum T. 1923 - Vefat T. 29 Haziran 2004).
Hacı Mehmet (Mıhemedé Şéx İsa) ve Zekiye AYAZ'ın oğlu olarak 1923 yılında Mardin'in Savur ilçesi o zamanki adıyla Avine (Sürgücü) köyünde doğdu. Çok küçük yaşta annesi Zekiye hanımı kaybetti. Çocuk yaşıyla marangoz olan babası Hacı Mehmet Ayaz'ın yanında çıraklık yaptı. Okul çağına gelince halen kendisine ait ev olan tarihi mekanda ilk okula başladı. (1960 yılında satın aldıktan sonra taşındığı eski okul bınası olan evin önündeki dut ağacının öğrenci iken oraya diktiği kendi ağzımdan ifade edilmiştir) Gördüğü okul eğitiminin yanında babası Hacı Mehmet AYAZ dan Kur'an ve dini dersler de aldı. Büyüyünce babasının marangozluk mesleğini yapmaya başladı. Marangozluk sanatına verdiği önemden ve yaptığı işin kalitesinden dolayı SAVUR ve SÜRGÜCÜ mıntıkasının hatırı sayılır marangozları arasında yer aldı.
1970 yılında Hac Farizasını yerine getirdi. Hacdan döndükten sonra İslam dinini daha iyi yaşamak için kendini fahri imamlığa verdi. Fiziksel olarak gücü yettiği sürece Sürgücü deki Eski Cami, Sultan Cami ve Çeşme Camiinde gönüllü olarak müezzinlik yaptı. 1970 yılında 2003 yılına kadar Sürgücü deki çocukların tümüne Kuran'ı Kerim'i o öğretti. Yeni yapılan Çeşme Camii'nin kurucuları arasındaydı. Hayatı boyunca kendini hayır işlerine adadı. Yoksulların ve yetimlerin babasıydı. Evinin arakasındaki bir dönümlük bağı satıp fakir, dul ve yetimlere yiyecek ve giyecek sağladı. Dünya malına hiç değer vermedi. Hep ölecekmiş gibi yaşadı. Son kırk yılını toplumsal barışa ve aileler arasındaki husumetlerin barışla noktalanması için sarfetti.
29 Haziran 2004 Salı Saat 20:15 te Akşam ezanıyla Sürgücü deki evinde hayata gözlerini kapadı.
Kendisine Allahtan Rahmet diliyoruz.
Mekanı Cennet olsun.
Not:
Bu Portre Bahçelievler Huzur Evinde kalan emekli bir ressam tarafından karton kağıdı üzerinde pastel boya ile yapılmıştır.
Onun anısına web ortamında hazırladığımız Nüzul (İniş) Sırasına Göre Kuran Mealini aşağıdaki linke tıklayarak okuyabilirsiniz
------------------------------------------------------

 ŞÜKRÜ (ŞÜKO) UYUK

Şükrü (Şüko) UYUK, Sürgücü de neredeyse 40 yıllık bir emektar kardeşimiz. Bizim yaşıtımız olmasına rağmen daha çocukluktan beri ömrü rahmetli babası Şehmus UYUK (Şéxmusé Ademo) ile beraber Sürgücü dağlarında Peygamberlerin o kutsal mesleği olan Çobanlık mesleğini icra ederken geçti.
Sürgücü nün tüm dağını ve bayırını adeta avucunun içi gibi bilir. Çoğumuz onu öğlen vakti köprünün yukarısındaki dere kenarına (Piké hınaré) sürüyü sulamaya getirirken görmüştür. Öğle vakti Berivanlar (süt sağan kadınlar) süt sağma işini bitirene kadar Şükrü kardeşimiz, rahmetli babası ile Mérga İso daki Ceviz ağacı veya yanındaki Çınar ağacının gölgesinde yemek yiyip dinlenirlerdi. Çoğu zaman ikindi vakti sürüyü dağa götürmeden önce Feqira Çeşmesi veya Kanya Méran çeşmesinden su matarasını doldururken karşılaşmışım.
MNA
------------------------------------------------------

DAVUT AVCI (Dawıdé Hıséné Bahé)
Ömrünün tamamını gece gündüz demeden helal rızık kazanmak için tüm semavi Peygamberlerin o kutsal çobanlık mesleğini yaparak geçiren eli öpülesi insanlarımızdan bir tanesi.
Sürgücü mıntıkasının tüm coğrafyasını dağ, tepe, orman, vadi, yamaç, dere, mağara, yol, kuyu, kaya, patika demeden yerel isimleri ile beraber avucunun içi gibi bilen bilge bir insan.
Sert doğa şartları nedeniyle yaşlanmış yüz hatlarının çizgilerine bakarsanız adeta bir kaşifi andırır. Sürgücü dağlarında yaşayan tüm canlıları isimleri ile beraber tanır. İlerlemiş yaşına rağmen çevikliği ve çalıskanlığı ile Kırkpınar pehlivanlarına taş çıkartır.
Sezsiz, mütevazi, ağırbaşlı ve beyefendiliğiyle herkes tarafından sayılan ve sevilen Davut amcaya sağlıklı uzun ömürler diliyoruz. MNA
------------------------------------------------------


HELiMA BIROKÉ (Halime Süer)
Yaşı 40'ın üzerinde olup, Sürgücü İlkokulunda okuyup da onu tanımayan yoktur. Milli Eğitim Bakanlığının 1980 öncesi okul öğencilerinin beslenmesine destek amacıyla okullarda ek gıda dağıtım projesi vardı. Sürgücü İlkokulunda sabah ve öğlen olmak üzere iki kez yağda kızartılmış börek dağıtılıyordur. Daha ilkokul birinci sınıftan itibaren bana da nasip olan o lezzetli ve çıtır çıtır börekler Halime teyzemizin hünerli ellerinden çıkıyordu. Rahmetli Reşit BUDAK'ın Sürgücüdeki evi onlarındı. 1970 lerin sonunda Kızıltepeye göç etmişlerdi. Bir gün rahmetli annemle beraber onların Kızıltepedeki evine gitmiştik. Mevsim yazdı ve çok sıcaktı. Halime teyze bana kendi elleriyle yapmış olduğu eskimoyu ikram etmişti. Neredeyse 35 yıldır bir daha onu görme fırsatım olmadı. Geçenlerde tesadüfen onun torunu ile tanıştım. Bana onun bu resmini gönderdi. İstanbul Gazi Mahallesinde yaşıyormuş. Allah ona sağlıklı uzun ömürler versin.
NOT: Halme teyze 15 Eylül 2022 de hakkın rahmetine kavuşmuştur.
------------------------------------------------------

Rahmetli İSA TURAY
Yaradılışı gereği sezsiz, sakin ve fazla konuşmayı sevmeyen beyefendi bir insandı. 1977 de o zamanki Sürgücü'nün Köy ortamında bile mini Market denebilecek ilk bakkaliyeyi Küçabexçe yolunda o açtı. 1977 de İlkokula başladığımda defter, kalem, silgi ve kalemtraş gibi okul ihtiyaçlarımı onun bakkalından almıştım. Müşteri memnuniyetine önem verdiğinden tüm çocuklar hep onun bakalına giderdi. Kronik rahatsızlığı nedeniyle zaman zaman hastalanıydu. Hastalığı nedeniyle evlenemeden vakitsiz aramızdan ayrıldı. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.
Fotoğraf: 2007 Mehmet Nimet AYAZ 
------------------------------------------------------

Ahmet ŞEN (rahmetli dayım) - Savur MARDİN

Küfür bilmez
Yalan bilmez
Dolan bilmez
İftira bilmez
İsraf bilmez
Kibir bilmez
Kahve bilmez
Kahveci bilmez
Kötülük bilmez
Dedikodu bilmez
Siyaset bilmez
Siyasetçi bilmez
Menfaat bilmez
Menfaatçi bilmez
Nankörlük bilmez
Bırakın insanları bir karıncayı bile incitmek bilmez.
Bildiği tek şey var. O da sahip oldukları için şükür etmek, çalışmak ve insanlara faydalı olmak.
90 Yıllık ömrünün 60 yılını Sürgücü deki köprü başındaki 300 yıllık Tarihi Aşé İso Su Değirmeninde gece gündüz tek başına birkaç köyün buğdaylarını un haline getirerek geçirdi. 10 Yılını ise Savurda çobanlık yaparak geçirdi. 90 yaşını aşmasına rağmen halen dinç ve canlı bir hafızaya sahip. Allah toplumumuza böyle dürüst ve çalışkan insanları nasip etsin. Allah ona da sağlıklı uzun ömürler versin.
NOT: Sevgili dayım, 12 Şubat 2016 da hakkın rahmetine kavuştu.
Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.
------------------------------------------------------

REŞİT BUDAK
Köyümüzde daha çocukluktan itibaren bilinç altımda yer edinmiş bazı şahsiyetler vardır. Bunları yeri geldiğinde bir kaç cümle ile paylaşıyorum.
Evet bunlardan birisi de rahmetli REŞİT BUDAK tır.
Biz daha ilkokul ve ortaokula giderken rahmetli atıyla köyün postalarını (mektup ve bayram tebriği) Savur PTT merkezinden alıp köye getirirdi. Sonra hepsini teker teker o güzel tebessümü ile sahiplerine teslim edip onları mutlu ederdi. O yüzden her perşembe akşam üzeri başta Almanya olmak üzere Adana ve İstanbuldaki yakınlarımızdan bize mektup gelmiş mi diye Reşit amcanın yolunu gözlerdik. Reşit amca mektubumuz ve Bayram tebriğimiz varsa biz gitmesek bile en kısa zamanda onu birisi ile bize ulaştırmaya çalışırdı. Uzaktaki yakınımızdan gelen mektup veya tebrik bir kaç gün elimizden düşmezdi. Ve tekrar tekrar okuyup bu mektup sayesinde yakınımız ile özlem giderirdik.
Bu mübarek ramazanda REŞİT BUDAK şahsında tüm hemşehrimizi rahmetle ve özlemle anıyorum.
Mekanları cennet olsun. MNA
------------------------------------------------------

HACI MEHMET TÜRKAN (Heci Hemé Nura Faté)
Rahmetliyi ilk gördüğüm de yanılmıyorsam 7 veya 8 yaşlarındaydım. Evimize komşu olan öğretmen lojmanının duvarını taşlarla derz tekniği ile örüyordu. Kocaman taşı balyozu ile düzeltmesi, onu doğru yere düzgün oturtmak için adeta tartarcasına elinde yoklaması, harcı mala ile yoğurduktan sonra duvar üzerine yayması ve taşı onun üzerine güzelce oturtması, duvarın düzgün olması için önceden duvarın başından sonuna kadar ip çekmesi ve taşı o hizaya getirmesi halen gözlerimin önündedir.
Taş ustalığını o kadar hayranlıkla izliyordum ki o zamanki aklımla bana büyüyünce ne olmak istersin diye sorsalardı cevabım "duvar ustası olmak isterim" olurdu.
Rahmetli o kadar sabırlı ve şevkatliydi ki onu izlemeye gelen ve orada yaramazlık yapan çocuklara hiç bir zaman kızmazdı.
Ben büyüdükten sonra da izlediğim kadarıyla hiç bir zaman ağzında kötü bir söz çıkmaz dı. Dedikodu ve çekiştirmeyi hiç sevmezdi. Öyle bir ortama kazara girdiğinde bile hemen o konuyu değiştirmeye çalışırdı. Hafızası tarihi olaylar ve anektodlar ile doluydu. Bölgenin ve Köyün son 150 yıllık tarihini adeta bir hafız edasıyla biliyordu. Ve bildiklerini de hep başkasıyla paylaşmaktan çekinmezdi. Sohbetleri zevkle dinlenilirdi. Ağzı kuruyunca içtiği bir bardak sudan sonra ağzından çıkacak cümleyi merakla beklerdik. Arşivinde Kürt sözlü edebiyatının bütün örnekleri kaset formatında mevcut idi. Babam ile bir kaç kere onların evine kasetlerini dinlemeye gittiğimi hatırlıyorum. Teypte bize dinletilen parçalardan hatırladığım kılam bir kız ile bir erkeğin karşılıklı söylediği "Zenbilfroş lawké ebasa" idi. Diyarbakır a her gittiğinde kaset arşivine 2 veya 3 kaset eklerdi.
Rahmetli edebiyle, aklıselim tavırlarıyla, düşünmeden konuşmamasıyla, güzel ahlakıyla, derin bilgisi ve olayları doğru ve tarafsız yorumlamasıyla bilinen bir kişi olarak mütevazi bir yaşam sürüp, herkes gibi bu dünyadan göçüp gitti.
Kendisine Allah'tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun.
MNA
------------------------------------------------------

FENDO (FERDİ ALTINDERE)
Sürgücü'de evde, okulda, bağda, bahçede, dağda, bayırda çocukluğumuz beraber geçti. Adeta bir aile gibiydik. Çünkü hem komşum, hem de çocukluk arkadaşım idi.
Beraber gezerdik, beraber eğlenirdik.
Beraber derede tor ile balık avlardık.
Beraber tellerden araba yapardık.
Beraber çamurdan evler yapardık.
29 Kasım 2005 te Birecikte geçirdiği bir trafik kazası sonucu aramızdan ayrıldı.
Seni unutmadık FENDO.
Seni unutmayacağız çocukluk arkadaşım.
Allah rahmet eylesin. Mekanın cennet olsun.
MNA - surgucum
------------------------------------------------------

MUAZ ŞEN
Rahmetli (dayım) Muaz ŞEN, Sürgücü de efendiliğiyle, kibarlığıyla ve nezaketiyle örnek alınacak insanlardan biriydi.
Gençlik yıllarında geçirdiği bazı sağlık sorunları nedeniyle hiç evlenmedi. Gençliğinden ölümüne kadar tüm vakitlerini bağ bahçe işleriyle uğraşarak ve dini ibadetlerini yerine getirerek, Kuran okuyarak geçirdi. Onun dışında kalan boş zamanlarını ise evcilleştirdiği ve kafeste beslediği keklikleri besleyerek geçirdi. Emsalleriyle beraber keklik avına gitmek ve köydeki arkadaş sohbetlerinde (rahmetli Brehimé Sado, rahmetli Şéhmusé Seydahmet, rahmetli Mustafa Şen, Şéxmusé Hıséno, Mıhemedé Reşido, Mithat Şen) keklik avı üzerine sohbet yapmak en büyük hobisiydi. Ölene kadar kimseye bir rahatsızlık vermedi. Kimsenin kalbini kırmadı. Yanılmıyorsam 2002 yılında Diyarbakırdan Sürgücüye giderken Diyarbakır Mardin karayolu üzerindeki Çarıklı (Paluké) köyünde geçirdiği trafik kazası sonucu aramızdan ayrıldı. Kendisine Allah'tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet olsun. MNA
------------------------------------------------------

FATMA VE HATİP ARANIR
Onlar güzel Sürgücü'müzün güler yüzlü, sevimli nineleri ve dedelerinden. Her ikiside 90 yaşına merdiven dayamış sevecen, çalışkan, vefalı birer hayat arkadaşı. Birbirlerine olan saygı ve sevgileri gençlikte nasıl ise şimdi de öyledir. Allah onlara sağlıklı uzun ömürler versin. Güzel yaşlılarımızın o nasırlı ellerinden öperim.

------------------------------------------------------

RAMAZAN CEYLAN
Sürgücülü gençlerin Ramazan abisi. Tanıdık tanımadık gördüğü herkese selam vermeden geçmez. Dili ile her ne kadar kendini yeterince ifade edemezsede, çalışkanlığı ve beyefendiliği ile herkes tarafından sevilen ve sayılan biri. Allah ona sağlıklı uzun ömürler versin.

19 Temmuz 2022 Salı

Sürgücü Ahmet Ağa Köprüsü İRFAN YILDIZ - ERKAN KOÇ

Özet:
Mardin ilk çağlardan günümüze birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Bu medeniyetlerden günümüze çeşitli mimari eserler kalmıştır. Bu yapıların önemli bir grubunu oluşturan köprülerden Mardin ilinin sınırları içerisinde günümüze ulaşan sekiz köprü ele alınmıştır. Köprülerden ikisi Kızıltepe’de, üçü Savur’da ikisi Nusaybin’de biri ise Dargeçit’de yer almaktadır. Bunlar Roma, Artuklu ve Osmanlı dönemlerinde inşa edilmiş olup, her bir yapı dönemlerinin mimari özelliklerini üzerinde taşımaktadır. Dara I. Köprü ve Dara II. Köprü Roma dönemine ait eserlerdir. Kızıltepe İlçesi’ndeki Dunaysır Köprüsü ile Harzem Köprüsü, Artuklu döneminde inşa edilmiştir. Savur İlçesi’nde bulunan Başkavak (Ahmedi) Köyü Köprüsü, Hisarkaya Köyü Köprüsü, Sürgücü Ahmet Ağa Köprüsü ile Dargeçit İlçesi’ndeki, Dargeçit Köprüsü ise, Osmanlı döneminden kalmadır. Yapılan bu çalışma kapsamında sekiz köprü kısaca tanıtılmış ve bunların köprü mimarisi içerisindeki yeri belirlenmeye çalışılmıştır.

1. Giriş
Mardin ili, tarih boyunca çeşitli isimlerle anılmıştır. Süryaniler şehre, Süryanice “kale ya da kaleler” anlamına gelen “Merdin, Merdi, Merdo, Mirdo, Merde, Marda, Mardin” adını vermişlerdir. Şehir, Bizanslılar döneminde Maride, Mardia; Abbasi döneminde “Maridin”; Artuklular, Akkoyunlular ve Osmanlılar dönemlerinde ise “Mardin” olarak adlandırılmıştır.
Mardin’de ilk yerleşme, M.Ö 4500’lü yıllarda başlamış olup daha sonraları sırasıyla Saburiler, Sümerler, Akadlar, Babilliler, Mitanililer, Asurlular, Persler, Romalılar, Bizanslılar, Emevi ve Abbasiler, Artuklular, Eyyubiler, Selçuklular, Akkoyunlular ve Osmanlılar ilde hüküm sürmüşlerdir. Bu devletlerden özellikle Artuklular ve Akkoyunlular döneminde imar faaliyetlerine büyük önem verilmiş ve birçok anıtsal yapı inşa edilmiştir.
Bu makale kapsamında Mardin ili ve çevresinde ilk çağlardan itibaren yapılmış köprü mimarisine ait örnekler ele alınacaktır.
Bilindiği gibi köprülerin inşasında işlevsel özellikleri yanında anıtsal ve estetik nitelikler ön plana çıkmış ve mimarlık tarihi açısından dikkat çeken önemli bir yapı grubunu oluşturmuştur.


Sürgücü Ahmet Ağa Köprüsü

Köprü, Diyarbakır – Sürgücü yolunda, Şeyhan Çayı üzerindedir.

Plan, malzeme ve teknik özelliklerinden hareketle yapının XVIII.–XIX. yüzyılda inşa edildiği anlaşılmaktadır (Yıldız, 2010, s.140). Çeşitli dönemlerde geçirdiği onarımlarla günümüze ulaşan yapı, sağlamdır ve kullanılmaktadır (Fotoğraf 9). Köprü, doğu - batı istikametinde uzanmaktadır. Yolu düz olan, yuvarlak kemerli, beş gözlü köprüler grubuna girmektedir. Yapının döşeme uzunluğu 48.50 m., genişliği 5.80 m. ve yüksekliği yaklaşık olarak 5.60 m.’dir (Çizim–7). Ayaklarda taşıyıcı olarak sivri kemer kullanılmıştır. Köprünün ayakları 1.70 m. genişliğinde ve 5.20 m. derinliğindedir. Köprü ayaklarının memba yönünde, üst kısımları yarım piramidal külahla sonlanan üçgen tabanlı dört adet sel yaran mevcuttur. Yapının üzerinde herhangi bir süsleme bulunmamaktadır.

Köprü, sarı renkli düzgün kesme taş malzemeden inşa edilmiştir.

4. Sonuç

Mardin ve çevresinde toplam sekiz köprü mevcuttur. Dara’da bulunan Dara köprüleri, Roma döneminde inşa ediliş çeşitli dönemlerde onarımlar geçirmiştir. Bu köprülerin ikisi de üç gözlüdür.

Dara I. Köprü günümüzde sağlamdır. Dara II. Köprü ise günümüzde yıkılmış, iki gözü ayakta kalmıştır. Kızıltepe ilçesinde bulunan Dunaysır Köprüsü ile Savur ilçesinin Sürgücü beldesinde bulunan Sürgücü Ahmet Ağa Köprüsü beş gözlüdür ve günümüzde kullanılmaktadır. Harzem Köprüsü ile Hisarkaya Köyü Köprüsü üç gözlü olup sağlamdır. Dargeçit Köprüsü tek gözlüdür. Başkavak (Ahmedi) Köyü Köprüsü ise 14 gözlü olup Artukluların çok gözlü köprülerinin bir varyasyonudur. Bu köprü, Mardin köprüleri içerisinde en çok göze sahip olan köprüdür. Osmanlı’nın son dönemlerinde inşa edilen Dargeçit, Sürgücü Ahmet Ağa, Hisarkaya ve Başkavak (Ahmedi) Köyü köprüleri  önemlerinin özelliklerini yansıtmaktadır. Dunaysır ile Harzem köprüleri, Artuklular döneminde inşa edilmiş olup Artuklu köprülerinin özelliklerini taşımaktadır. Dara’da bulunan Dara I. ve II. köprüleri ise Romalılar döneminde inşa edilmiş olup daha sonraki dönemlerde geçirdikleri onarımlardan dolayı dönemlerinin özelliklerini kısmen kaybetmişlerdir.

Başkavak (Ahmedi) Köyü, Hisarkaya Köyü, Dunaysır, Harzem, Sürgücü Ahmet Ağa köprüleri kesme taş malzemeden, Dargeçit Köprüsü ise kırma taş malzemeden inşa edilmiştir. Köprüler üzerinde herhangi bir süsleme öğesi tespit edilmemiştir.

İnşa edildikleri dönemin birer kültürel kimliğini yansıtan bu köprülerin korunup gelecek nesillere aktarılması en büyük temennimizdir.

İrfan Yıldız, Erkan Koç

KAYNAK: Mardin’deki Tarihi Köprüler Üzerine Bir Değerlendirme

Mukaddime, Sayı 2, 2010

27 Haziran 2022 Pazartesi

Sürgücü Tarihi Eserler Envanteri - MNA

Fendi Ağa Kasrı

Aziz Ağa Kasrı

Ahmet Ağa Kasrı
Ahmet Ağa Yazlık Kasrı
Ahmet Ağa Taş Köprü
Ahmet Ağa Mezarı

Usé Emasé Kasrı

Murat Ağa Kasrı
Tarihi Hamam
İsa Ağa Su Değirmeni

Fendi Ağa Su Değirmeni
Şeyh Fakir Balıklı Göl
Pir İsa Türbesi
Sürgücü Eski Cami
Aziz Sancar Sağlık Ocağı